Çiğil Savaşı nerede ve hangi tarihte yapıldı

cigil-mahallesi-ilgin

Karamanoğlu Pir Ahmet’in güç mücadelesi   sonucu Osmanlı Devleti padişahı Fatih Sultan Mehmet’le arası açılmış bunun üzerine Fatih Sultan Mehmet, Karamanoğlu Beyliğine son vermeye karar vermiştir.

Divan-ı toplayarak Sadrazam Mahmut Paşayı Karaman seferine memur etmiştir. 
      1466 Yılında Sadrazam Mahmut Paşa komutasında 60.000 kişilik bir ordu Karaman üzerine yürüdü.  Akşehir Sadrazam Mahmut Paşaya kendiliğinden teslim oldu. 
Mahmut Paşa Ilgın üzerine yürüdü ve Karamanoğlu Pir Ahmet Beyin ordusuyla Balkı ve  Çiğil arasında savaştılar. 

Akşehir ve Ilgın bölgesi Osmanlı hakimiyetine alındı. Daha Sonra Çiğil savaşı sırasında bozguna uğrayan Karamanoğulları, Osmanlılar Derbent üzerinden Konya bölgesinde Turgut oğullarıyla birleşerek Konya kalesi önlerinde Karaman Oğulları Osmanlı ordusuna tekrar yenildi. 1468 (Hicri 872) Yılında Konya bölgesi kesin olarak Osmanlı hakimiyetine girdi. Bu savaş tarihte Çiğil savaşı olarak geçti 1468 yıllarında Balkı köyünde KÖM (küçük ağaçlardan yapılmış küçük yayla evleri hayvan ağıllı evler) denilen 30-40 hane civarında yerleşim yeri olduğu bilinmektedir.  

ÇİĞİL TÜRKLERİ

             Karahanlı Devleti’ni kuranların Çiğil, Karluk ve Yağma Türkleri olduğu konusunda hemen bütün kaynaklar ittifak halindedir. Aşağı Çiğil ve Yukarı Çiğil halkı tarihin kaydettiği ilk Müslüman Türk devleti olan Karahanlı Devleti’nin kuran Çiğil Türklerinin öz be öz torunlarıdır. Diğer Türk boyları gibi Çiğil Türkleri de

              Anadolu’nun hatta dünyanın değişik yerlerine göç ederek buralarda yeni yurtlar edinmişlerdir. Tespit edebildiğimiz kadarıyla Diyarbakır, Denizli, Kayseri, Malatya, Kastamonu ve Elazığ’da Çiğil adıyla köy, kasaba veya mahalleler bulunmaktadır. Dahası Azerbaycan da bir Çiğil Adası vardır.


               ÇİĞİL GÜZELİ

               En eski Türk destanı olarak bilinen Alper Tunga Destanı’;nda, Divan’ı Lügat-i Türk’te, Çin ve İran kaynaklarında Çiğil Türkleri’nin yiğitliği bahadırlığı ve kahramanlığı anlatılmaktadır. Kaşgarlı Mahmut Divan’;da pek çok kelimenin “Çiğilce” olduğunu özellikle vurgulamaktadır. Çiğil kelimesi Divan Edebiyatı’;nda “güzel” karşılığı kullanılmıştır. Mevlana Celaleddin-i Rumi hazretleri Mesnevi’sinde Türkleri överken Çiğil Türklerine ayrı bir önem atfetmiştir.

                      Çiğil halkı, Anadolu’nun hemen tamamında olduğu gibi geleneksel Türk örf ve an’anelerini eksiksiz yansıtır. Misafirperverdir, çalışkandır, cömerttir, mert ve dürüsttür. Dinine, vatanına, milletine ve bayrağına son derece bağlıdır. Çiğil, gözünü budaktan sakınmayan cesur insanların otağıdır. Çünkü onların ataları tarihte ilk Müslüman Türk devleti Karahanlı Devleti’nin kurucuları arasındadır.  Abdülkerim Satuk Buğra Han’ın ordusununun bel kemiğini Çiğil bahadırları teşkil etmiştir.

Orta Asya’da önemli Türk boylarından biri olan Çiğil Türkleri

Orta Asya’da önemli Türk boylarından biri olan Çiğil Türklerinin, Selçuklular döneminde
Anadolu’ya gelerek kurdukları yerleşimlerden biri olan Çiğil-i Süflâ, bugün Konya’nın Ilgın ilçesine bağlı bir
mahalledir. Osmanlı dönemi kayıtlarında Çiğil-i Süflâ olarak geçen köy, o dönem Ilgın Kazası’nın kalabalık
ve büyük köylerinden biridir.

Köyün sosyo-ekonomik tarihinin aydınlatılmasında 19. yüzyılın ortalarında
tutulan temettü’ât defterinin önemli bir yeri vardır. Köye ait 1844 tarihli temettü’ât defterine göre 113 hane
bulunan Çiğil-i Süflâ’nın nüfusu yaklaşık 600 kişiden oluşmaktadır.

Köy yönetiminde muhtar ve imamın
etkili olduğunu söylemek mümkündür. Hane reislerinin isimlerine bakıldığında dinî isimlerin ağırlıklı olarak
kullanıldığı görülmektedir.

En yaygın kullanılan erkek ismi Muhammed, Hüseyin ve Mustafa’dır. Hane
reislerinin isimlerinden anlaşıldığına göre köyde ikamet eden gayrimüslim bulunmamaktadır.
Çoğu hane reisinin mesleği çiftçi olarak kaydedilmiştir. Bunun dışında hizmetkâr, hasbî hatîp,
çoban ve rençber olarak kayıtlı hane reisleri bulunmaktadır.

Hane reislerinin tamamı kendi arazisinde tarım
yapmaktadır. Çiğil-i Süflâ’nın hane başına düşen arazi ortalaması Ilgın Kazası’na bağlı diğer köylerle
karşılaştırıldığında hemen hemen aynıdır. Tahıl olarak buğday, arpa, burçak ve melez yetiştiren köylüler,
sanayi hammaddesi olarak haşhaş ve afyon yetiştirmektedirler.

Köy halkının büyükbaş, küçükbaş, yük ve binek hayvanları besledikleri görülmektedir. Büyükbaş
hayvanları tarla sürmek ve sütünden yararlanmak için küçükbaş hayvanlar ise etinden, sütünden ve yününden
yararlanmak için yetiştirmektedirler.

Yük ve binek hayvanları ise tarla/pazar gibi yerlere ulaşım ve
ürün/mahsul taşıma konusunda tarımsal faaliyetlere yardımcı olarak kullanmaktadırlar.
Köy halkın temel geçim kaynağını tarım ve hayvancılık oluşturmaktadır. Çiğil-i Süflâ’da, hane
reislerinin meslek hanelerinde kaydedilmemiş olmasına karşın en fazla kazanç getiren gelir kolu keresteciliktir. Üçüncü gelir kolu ise hayvancılıktır. Bunun dışında değirmencilik, arıcılık ve çobanlık bazı
ailelerin ek gelir kaynağını oluşturmaktadır.


Köy halkının ortalama bir çift öküze, bir binek hayvana ve kendi ihtiyaçlarını sağlayacak kadar tahıl
üretimine sahip oldukları ve ihraç edilen sanayi ürünleri yetiştirerek ek gelir sağladıkları görülmektedir. Sonuç
olarak 19. yüzyılın ortalarında Çiğil-i Süflâ Köyü’nün sosyo-ekonomik dinamikleri açısından tipik bir
Osmanlı köyü görüntüsüne sahip olduğunu söylemek mümkündür.